Free Web Hosting Provider - Web Hosting - E-commerce - High Speed Internet - Free Web Page
Search the Web

SERAMİK

DÜNYADA SERAMİK KÜLTÜRÜ

 

Seramik dünyanın çeşitli bölgelerinde tarih boyunca yapılmış, sanattan ticarete bir çok alanda kullanılmıştır. Ancak bir kaç önemli merkez, bu sanatta kendine özgü bir tarz ve kimlikle öne çıkmıştır.Seramiğe bakıldığında , seramiğin dünyada belli başlı başarılı oldugu birkaç merkez vardir: Bu ana ekoller; Yunan, Çin, Orta Amerika ve İran-Anadolu olarak toplanabilir. Bunun yanında daha minör olarak; Afrika, Japonya, Grek, Roma, Mısır, ve Avrupa sayılabilir. Yunan seramik sanatı, çok geniş bir zamana ve makana yayıldığı için burada tartışılmayacaktır.

-Orta Amerika

-Çin

-İran&Anadolu

Bunlarin yanında ikincil öneme sahip merkezler şöyle sıralanabilir;

-Afrika

-Japonya

-Avrupa

 

Orta Amerika seramiği çok tipik bir seramiktir. Yaklaşık M.Ö. 5. yy.dan başlayan buluntular, 14. - 15. yy.a kadar gelir. Bu uzun süre boyunca, seramik ve heykellerin özellikleri ve tarzı hemen hiç bir gelisme ve değişim göstermez. Çok ince olmayan işlevsel seramikler ve küçük heykelcikler, çok sayıda üretilmiştir. Sürekli fakat yeniliklerden yoksun, ancak bol cesitli bir seramik yelpazesine sahiptir Orta Amerika kültürü. Bu yelpazenin onemli bir kısmını yuvarlak çanaklar oluşturur. Bunun yaninda 10 ila 30 cm. arasında değişen boylarda heykelciklere rastlamak söz konusudur. Bu heykelcikler kaba hatlı, iki boyuttan kurtulmuş, kabartmayla heykel arasi yapitlardir. Bu insan heykelcikleri özel kültürel öğelerden yoksundurlar, sadelik ön plandadir. Orantısızlık göze çarpan önemli bir özelliktir. Kalın kollar, büyük gözler, ilk göze çarpan unsurlardır.

Çin, dünyanın en eski seramik merkezlerinden biridir. Uzun sure seramik, ticarette Çin'in en önemli ticaret mallarından biri olmuş ancak belki de bu durum seramiğin Çin'de bir sanat halini almasını önlemiştir. Seramikler tabak ve çanak ağırlıklı olup ince ve ustaca motiflerle süslenmiştir. Bu nedenle gelişme seramiğin şekli, boyutu, rengi gibi özelliklerinden ziyade motif ve süslemelerde olmuştur. Motiflerin kendine has çok ince, ayrıntılı ve tek renk doğa tasvirleri göz önüne alınırsa seramiğin Çin'de ne kadar tek düze kaldığı daha iyi anlaşılır. Her ne kadar dünyanın en iyi kili en iyi işçilikle şekillendirilmiş, pişirilmiş ve en ustaca süslenmişse de Çin seramiği yaratıcılıktan uzaktır ve tarih boyunca da kendini yinelemekten öteye gidememiştir. Çok sayıda ve monoton denebilecek üretimlerini, ağırlıkla kobalt mavisiyle boyamış, aynı zamanda diğer medeniyetlere seramik sanatını öğretmişlerdir. Bu nedenle bir çok medeniyetin seramikleri Çin izleri taşır.

İran&Anadolu seramiği tek bir kültürden oluşmaz. Aslında bu seramiği Yunan, Osmanlı ve Pers seramiği olarak ayrı ayrı incelemek gerekir. Yunan seramiği, kendine has özellikleriyle diğerlerinden ayrılmış, gerçekten son derece ince, detaylı ve süslemeli yapıtlarıyla tarihte özel bir yer almıştır. Atik seramikleri tüm Yunan seramik sanatının zirvesini oluştururken, aynı zamanda siyah fonlu motifleri tipik bir özellik kazandırmıştır. Ayrıntılı insan figürleri, orantılı sahne aktarımları, kuvvetli kompozisyon ve ustaca verilmiş seramik formları Yunan seramiğine ayri bir yer kazandirir. Yunan seramikleri Çanakkale ve Hacılar gibi birkaç merkezde çokça üretilmiş, ticaret yollarıyla uzaklara kadar yayılmıştır. Zamanla Türklerin Anadolu'da yerleşmesiyle 11. ve 12. yy.'dan itibaren Osmanlı-Pers seramikleri Anadolu'ya hakim olmuştur. İşçilik olarak Pers ve Osmanlı seramiklerinin birbirinden pek farkı yoktur. Ayırt edici özellikleri Türk motiflerinde sıkça kullanılan kırmızı tonunun yerini Perslerde yeşil renginin almasıdır. Tabak, çanak ve sürahileri az renkli simetrik motiflerle veya çicek gibi doğa motifleriyle süslemişler, resimden kaçınmışlardır.

Anadolu'da 15. yy.dan itibaren seramik merkezi İznik olur, bu merkez dünyanın da en önemli seramik merkezlerinden biridir. Çinileriyle ünlü bu merkez, özellikle kendine özgü kırmızı tonuyla harikulade tabak ve çiniler üretmiştir. Bugün bile bulunamamış olan kırmızı tonunun içeriği bir sır olarak kalmıştır. Ancak 17. yy.da İznik seramikteki lider ozelliğini kaybeder ve 18. yy.da buradaki üretim sona erer. Daha sonra Kütahya'da porselen üretimi başlar ve günümüze kadar gelecek olan başarılı üretimin temelini atar. Tüm bu gelişme esnasında üretilen eserler, bir çok kültürden etkilenmiş, İslam, Çin ve Avrupa kültürlerinin etkisinde kalarak benzer ve esinlenmiş seramikler ortaya koymuştur.

Diğer merkezler

Afrika: Afrika seramiği yüze, masklara ve çömleklere yönelmiştir. Bu eserlerinde dinlerinin etkisi sezilmektedir. Bazı yönlerden Orta Amerika ile benzerlikler görülür. Çömlekleri daha çok günlük kullanım amaçlı yapmışlardır. Masklarını boncuk, saz gibi aksesuarlarla süslemiş ve koyu renklere boyamışlardır. Bu süreç, 19.yy'a kadar hiçbir değişme göstermeden devam etmiştir. Masklarda dudaklar ve ağız ayırt edici bir özellik olarak dikkat çeker. Dudaklar uzun, kalın ve yayvan veya "O" şeklinde olabilmektedir.

Japonya:Çin'le çok benzerlik gösteren eserleri vardır. Çin kadar uzun bir porselen tarihine sahip olmasalar da Çin seramiğinden farklı olarak renkli eserler vermişlerdir.

Almanya::15.yy'dan önce yapılan işler, çok basit kaplardan öteye geçmemekle beraber, 16.yy'dan itibaren çok hızlı bir gelişme göstermişler ve seramiğe yoğun olarak girmişlerdir. Özellikle bardak şeklindeki eserlerini genelde Mangan(eflatun-gri) ve Kobalt(lacivert-mavi) ile boyamışlardır, ancak farklı boyalar kullandıkları renkli eserleri de mevcuttur. Eserleri çok ince bir işçilğe sahiptir, desen üzerine kurulu, resimlerle süslü, ağır görunüşlü eserler vermişlerdir. Eserlerine metal kulp ve kapak gibi farklı elemanlar eklemeleri cok tipik bir özellikleridir. Uzun süre bu tip bir üretimden sonra biblo ve heykel yapmaya başlamışlardır. Bu tarihten sonra Fransız seramiği ile tek farkları biraz daha pastel renkler kullanarak resim ve süslemeler üzerine yoğunlaşmış olmalarıdır.

Fransa::Fransa da Almanya gibi 15-16.yy'dan itibaren kişilikli çalışmalar vermeye başlamıştır. Tabak ile başlamış olsalar da daha sonra biblolara ağırlık vermişlerdir. İnsan figürleri çok ince ve gerçekçi şekilde küçücük biblolara resmedilmiştir. Parlak renkleri, beyaz fonu ve muazzam incelikteki figürleri cok belirgindir.

 

SERAMİK ANA SAYFA

AYRINTILI TEKNİK BİLGİ

ANA SAYFA